Mehmet Sait ULUÇAY

SEN YOKSUN

SEN YOKSUN

Yılgın bir gece körlüğü düştü gözlerime

Sen yoksun.

Dipsiz dehlizlerde hapsedildi düşlerim

Oysa

Bir cemre bekliyordu yüreğim

Yanarken karanfil kızılı ateşlerde özlemlerim

Sen yoksun.

Uçurumlardan atıldı

Bilinmeze savruldu ümidim

Yarasalar çaldı güneşimi

Karanlıkta kurşunlandı gülüşlerim.

Harcai bir sevdaya esir alındım

Sen yoksun.

Volkan yüreğimde lavlar akıyor

Bense üşüyorum

Kuşlar dayanmadı bu acıya

Hüzünleri yükleyerek kanatlarına

Göç ettiler başka iklimlere

Peşlerinde bir ben ağlıyorum

Sen yoksun.

Kederler kuşatmasındayım

Kurudu içimden akan nehirler

Denizler boşalır gözlerimden

Sana akmak ister

Sen yoksun.

Dört mevsim hazan

Kefenlendi gamzelerinin kıyısında açan

Yediveren gülleri,

Üşüyorum

İçimde kış kıyameti.

Ölebilirim bu akşamın ayazında

Sen yoksun.

Yuvasını bozmuş bir zalim

Üşüyor avuçlarımda bir serçe

Örseleniyor ruhum

Sıcak bir yuva arıyor gözleri

Yitik evimin saçaklarında.

Bahar, uzağımda kalmış bir düş

Hüzün devşiriyor sarı eylül

Düşe kalka yürüyorum izbe sokaklarda

Yalnızım

Sen yoksun.

Uçurtması vurulmuş bir çocuk

Siliyor gülücüklerimi

Ve kanıyor umuda yazılan türküler

Ölmek kurtuluş olur bazen

Suyumu kim ısıtacak

Sen yoksun.

Eşkıyalar sarmış dört yanımı

Bombalarla param parça gecelerim,

Şehitlerle gün akşama varıyor

Cehennem ateşi düşüyor evlere

Yıkılan babaların ahlarıyla

Her gün yeniden kanıyor düşlerim

Analar ağıt yakıyor

Sen yoksun.

Mohaç yasta, eflak kederli

Yesi, Tuna kan akıyor,

Kar yağdı kızıl elma sevdamıza

Altaylardan Tuna’ya at koşturan yiğit

Seni bekler

Sen yoksun.

Karabağ, kara bağlar

Türkistan’ımın bağrında zehirli hançer

İçim kanar

Camiler öksüz ve ezansız,

kan ağlar

Kerkük, boğazımda düğümlenen bir hıçkırık

Türküleri acılı

Türküleri umutla kanlı bıçaklı

Sensiz gecelerin ayazında

Gel diyor çığlık çığlığa

Sesine hasret Kerkük

Sen yoksun.

Kuşatma altında dört yanım

Yüreğimin doruklarında kar,boran

Ustura gibi kanatıyor ciğerimi soysuz medeniyet

Ben tarafım

Arafta kalmak ar gelir

Sen yoksun.

Hüzünle yıkanmış duvarları Kudüs’ün

Sen değil miydin kutlu mirac’ın kutlu şahidi

Ey Mescidi Aksa bir kandil gibi doğ karanlık geceme.

Kudüs yetim

Kudüs sahipsiz

Kudüs küskün

Kudüs ağlıyor ve akıyor gözyaşları avuçlarıma

Kurtarın beni diyor

Sen yoksun.

 

Umuda el edenlerin bedenlerinde patlar bombalar

Ülkemin orta yerinde

Kıyıya vuran Aylan'ın cesedi değildi

İnsanlığın utancıydı üşüyen

Birer Ebabil kuşu her Filistinli çocuk

Suskunluğa büründüm çaresiz

Sen yoksun.

 

 Kırılsın zalimi alkışlayan ellerim

Bahar gelecekti sözde bahçeme

Payıma düşen

Zindanlar,

Kışın ayaz ve karanlık gecesi,

Ruhumu yırtan Rabia’nın çığlığı.

Darağacında sallandı bedenim

Firavunların ülkesinde.

Sirte sokaklarında sürüklendi cesedim

Selası okunur Trablusgarb minarelerinde

Sen,

Sen yoksun.