Menü



Türkiye Yazarlar Birliği Adıyaman Şubesi

Hamza BAĞÇALI

ŞAİRİN RÜYASI




ışık fışkıran parmaklarıyla 
kaburgamın içini elleyen 
kırmızı rujlu kafiyesiyle, 
rediflerini geçirdi bağrıma 

hayyam görse kıskanırdı valla 
ay ışığını mum bilip 
oturduk Boğazköy de 
tanrı diyonesin avuçlarından yudumladık şarabı 

hani rüyadır ya, mübalağada keramet var 
telmih’in gözü çıksın inşallah 
kelime ilikliyordu ki beni cümleye 
birden sarhoş hayyam çıktı imgenin koynundan 

şair dir hani bu kitapsız, 
küfür etse, iltifat biliriz 
bide demez mi 
gel sevgilim gidelim evimize 
ocakta rubailer pişiyor. 

sonra mı? 
kapıştık biz hayyam la 
ben onun şarabını döktüm 
o da benim rüyama tükürdü..